8 Mart Dünya Kadınlar
Günü, tüm
dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür.
Dünya Kadınlar Günü imis..olsun
ben tek bir kadını dünya kadınlar günü için kutlayacağım. Onu sizlere anlatacağım.Çünkü o kadında bence bütün
kadınların hayatında ki pek çok nokta birleşiyor. Mutluluk,mutsuzluk, umut, başarı, hayal kırıklığı… herşey var.
Yıllar önce; Doğu Anadolunun ücra bir yerinde orta halli 3 çocuklu ailenin büyük kızı olarak dünyaya geldi. kardeşleri doğduğu gün büyümüştü zaten,abla olmuştu ve sorumlulukları başlamıştı. Yaşadıkları kasabada bile ün salmış yiğit mi yiğit,gözüpek yakışıklı babasını talihsiz bir kazada
kaybettiğinde henüz 7 yaşında idi,kardeşleri daha da küçükler…Güzelliği
dillere destan anası için;çevre baskısı ,imkansızlık, çaresizlik, işlerin
üstesinden kalkamayacağı günler başladı .Herkes evlenmesini istiyordu..çok da
talibi vardi .Fakat çok varlıklı bir köy ağasi ona ismine yakışır şekilde güller
gibi bakacak olan evli birinde karar kıldı..Akıl veren de çok oldu tabiii.
Okumuş oğlunada büyük kızını vermek şartıyla kabul et dediler.Çaresiz kabul etti
.Ağa ile evlendi …kızına sormadı bile ..o zaten çocuk dışarda ip atlıyor …ne
anlarki dediler.Köye taşındılar .Varlığı kadar kalabalıkda bir ailesi
vardı.Şaşkınlık geçtikten sonra çatışmalar –çekişmeler başladı . ”Annem neden
evlendi ,buraya niçin geldik?” diye düşünürken evlenmiş olduğunu öğreniyor ama
kocasının onu istemediğini söylüyorlar.Büyükler karar vermiş ne desen boş ,beklemekten başka.
Günler; evde gelin olarak her hizmete koşarak, tabanları yarılana kadar yürüyecek,elleri buzlu sularda mosmor oluncaya kadar çamaşır
yıkayacak,zayıf sıska bedenli omuzlarından kanlar akıncaya kadar kolçaklarla
köy meydanından su taşıyacak dur durak bilmeden…geceyi gündüze katarak
kendilerine yer etmeğe, kendilerini kabul ettirmeğe çalışacaklar çalıştılar da …Ne
acımasız zalim günlerdi denecek yıllar sonra…
Içindeki umut onu aldatmadi;görmeden ,tanımadan nerdeyse 3
yıl beklediği evlendiği kişi onu kabul etti hor görmedi ..göremedi çünkü o da
henüz çocuk denecek yaştaydı.Birlikte evli-evcilik oynayarak büyüdüler.
Uzun yıllar başka köylerde çalıştı kocası,ona izin
vermediler birlikte gitmelerine…sonra kızı oldu onunla gecelerini paylaşti,ona
umutlarını anlattı ninni yerine… Ne çok hastalanırdı .Zayıf narin bedeni
ateşler içinde yandı günlerce ,ne doktor vardı ne de ilaç..Ağır bir grip halinde
iken kocakarı ilacı yaptılar ve iki kulağınıda harap ettiler .Artık özürlü biri
olmuştu.Işitemiyordu.Zamanla tek kulağı iyileşti ,dünyasi şenlendi.
Bundan sonraki günlerinde saygı duyduğu sevdiği kocası
yanında ,çocuğu kucağında hayata daha bir güzel bakmaya başladı.Mücadele
etmek,yılmadan çalışmak ,yeni şeyler öğrenmek ,kalabalık ailenin sorunları ile
baş etmek onun görevi olmuştu. Ailede bir uyum ,yardımlaşma vardi .Arzu ettiği
aile kavramı kendi ailesinde kökleşmişti artık. Kocasıyla herkonuyu tartışır-
sorar doğruyu bulurdu.
Sonra 2 çocuğu daha oldu.Kendi okuyamadığı için okuyan ,okumak
isteyen kişilere inanılmaz derecede yardım eder desteklerdi.Bu duygularla
elbetteki çocuklarının da okumasını isterdi.Okudular da.
Kocasıyla büyük bir uyum içinde ne kadar da gezmeyi
severlerdi .Mevlana haftası Konya’ya ,Çanakkale şehitleri günü Çanakkalede ,özelliklede
19 mayıs da Samsun da kimbilir kaç kez bulundular.Her gittiklerinde yeni dostlar
edinerek dönerlerdi .Onlarin gezi anılarını günlerce dinlerdim.
Yıllar çok çabuk mu geçti biz mi büyüdük ,evlendik bizimde
çocuklarımız oldu.Onlar nene –dede olmanın hazzınıda yaşadılar.Daha pek çok şey
gibi çocuklarla çocuk nasıl olunurmuş onlardan öğrendim.
Yaşlandılar,bazı şeyleri yapamaz oldular ,geziler yok
denecek kadar azaldı .Sağlık sorunları arttı.
Ve günün birinde ; 12 yaşında tanıyıp sırtını dayadığı ,
güvendiği ,herşeyi öğrendiği 65 yılını birlikte geçirdiği sevdiği kocası vefat
etti. Dünyası da onunla birlikte karardı sanki.Bunca yıl her anını paylaştığı
,her an nefesini hissettiği kocası yok artık…Kendi nefeside tükendi sanki…
Çocukları ,dostları çaresiz kaldılar.Onu hayata bağlamak için ne gerekiyorsa
yapmaya çalıştılar.Zaman herşeyin ilacı,bekliyorlar.
Günler ,aylar ,yıllar geçsede duyduğu özlem asla
azalmıyacak,çok uzun yıllar süren mutlu evliliğinin sırlarını anlatacak. Çevresindeki kişilere hayatından örnekler vererek onlara
destek,rehber olacağından eminim.Biliyorum çünkü anlattığım bu kadın benim
annem.Bu gün hala 80 yıl öncesinde olduğu gibi küçük yaşta
evlenenler ,evli olduğunu bilebile 2.nci eş yani kuma olmaları,evlendiği
kişiye verdiği sözu tutmayanlar ,evde ki hayat şartları,anne babanın
çocuklarının hayatlarına karışmaları ve kendi istekleri doğrultusunda
yönlendirmeleri,olmayınca da aile içi şiddet ve hırgur bir hayat.
Kız çocuklarının evlenmesinin bir kurtuluş gibi görüp
eğitim ve öğretimden mahrum kalmaları.Ve ekonomik özgürlügü olmayınca da
hertürlü şiddete maruz kalarak hayatını devam ettiren mağdur
kadınlarımız.TVlerde evlenmek isteyen kadınların nasıl krıterlerde koca
aradıklarına bakınca durum çok vahim.Evlenenler sanki ne oluyor…kısa sürede
boşanıyorlar,kimsenin kimseye tahammülü kalmamış saygı çöküntüsü yaşıyorlar.Bu
arada hırpalanan çocuklar ,ya da aşırı ilgi ve bolluktan doyumsuz gözü aç ama
obez çocuklar meydanlarda.
Bir de çalışan kesim var ki onların durumu daha da içler
acısı işten çıkarılır korkusu ile hamile kalamaz kalsa da en kısa süreli doğum
iznini kullanmaya çalışır.Çalışma şartları ne kadar zor olsada dayanır. Her
türlü haksızlığa hatta tacize uğrasa bile anlatamayan kadınlar ordusu var.Bu
konuları yazdıkca yazası geliyor insanın …ama sayfalar yetmez…
Bunca yıl geçmiş de ne değişmiş ? Bence daha acınası
haldeyiz.
Dün gece anneme -8 Mart “Dünya Kadınlar Günü
“imiş .Günümüz
kutlu olsun anacığım dedim.Aldığım cevap çok netti .Diğer günler kimin?Kulak
cihazının pilini ayarladı ve uzun uzun konuştuk...
Sonra , bak kızım; onların yazıklarına bakma dedi. ,Tanri
nasıl ki bize ömür vermis o kadar gün bizimdir. Bu insanları
oyalıyorlar…anneler günü ,sevgililer günü gibi .Gün Allahın günüdür.Bütün
kadınlar kendilerine insan muamelesi yapılan yerde dursunlar.Sevdikleri,saygı
duydukları kişiden çocuk sahibi olsun iyi bir yuva kursunlar.Vatana millete
faydalı çocuklar yetiştirsinler.Örf ,adet ,geleneklerimizi unutmasın,
unutturmasınlar.Sağlıklarını ön planda tutup kimseye muhtaç olmayacakları bir
işleri olsun.Çok şeye ihtiyac duyarak değil elindekilerle huzuru yakalamaya
çalışsınlar..Kimselerle yarışmasınlar,özenmesinler.herkesin farklı hayatları
vardır. Beşparmağin beşide ayrı boylarda.Büyüklerini saysınlar ,daima
hatırlarını sorsunlar.Ellerinden geldiği kadar düşküne yardım edip merhametli
olsunlar.Gün de bu gün, hayatta bugün deyip tadını çıkarsınlar.Kadınlarımıza
Allah kolaylık versin diye de yaz dedi.Ben de yazdım. Sevgilerimle.
Kaynağa git