Erzurum
Kongresi’nin 90’ıncı
Yıldönümü heyecanı, bütün
şehri sararken, Cumhuriyet
Caddesi’ndeki Mevki-i
Müstahkem Konağı, bu yıl da
kutlamaların dışında
kalacak. Erzurum’a geldiği 3
Temmuz 1919’da söz konusu
konağa yerleşen M. Kemal
Atatürk, Büyük Kongre’yi
toplamak için çok sevdiği
askerlik görevinden de, yine
bu evde kaldığı dönemde
istifa etti.
Erzurum
Kongresi’nin 90’ıncı
Yıldönümü heyecanı, bütün
şehri sararken, Cumhuriyet
Caddesi’ndeki Mevki-i
Müstahkem Konağı, bu yıl da
kutlamaların dışında
kalacak. Erzurum’a geldiği 3
Temmuz 1919’da söz konusu
konağa yerleşen M. Kemal
Atatürk, Büyük Kongre’yi
toplamak için çok sevdiği
askerlik görevinden de, yine
bu evde kaldığı dönemde
istifa etti.
MEVKİ-İ
MÜSTAHKEM KONAĞI
Tarihi
kayıtlarda, Atatürk’ün,
Cumhuriyet Caddesi’ndeki
Cimcime Hatun Türbesi’nin
hemen karşısında bulunan
Mevki-i Müstahkem
Konağı’nda, 6 gün boyunca
kaldığı bilgisine yer
verilirken, Erzurum
Kongresi’nin toplanması
yönündeki ilk planların da,
yine bu binada yapıldığı
kaydediliyor. Mevki-i
Müstahkem binasıyla ilgili
olarak Prof. Dr. Fahrettin
Kırzıoğlu’nun da bir
araştırmasının bulunduğu
öğrenilirken, bu hususta
Doç. Dr. İbrahim Ethem
Atnur’un da, ayrıca bir
çalışma yaptığı öğrenildi.
Erzurum’a ‘Tuğgeneral’
rütbesiyle gelen M. Kemal
Atatürk’ün, askeri bina
olması nedeniyle konakladığı
Mevki-i Müstahkem
Komutanlığı binası, hükümet
konağına yakın oluşuyla
dikkat çekerken,
Erzurumlular, söz konusu
tarihi yapının, kongre
kutlamalarının dışında
bırakılmaması gerektiğini
kaydettiler.
TARİHİ
BEKLEYEN KONAK
M. Kemal
Atatürk, 8 Temmuz 1919’u, 9
Temmuz’a bağlayan gece,
Mevki-i Müstahkem binasında
beraberinde Kazım Karabekir,
Rauf Bey, Kurmay Binbaşı
Kazım, yaverleri ve emir
erleriyle birlikte,
İstanbul’dan gelecek haberi
beklerlerken, Yaver Cevat
Abbas’ın; Padişah’ın,
telgraf makinesinin başında
beklediği yönünde getirdiği
haberle harekete geçtiler.
Mevki-i Müstahkem binasından
çıkarak, Erzurum
Postanesi’ne kadar yürüyen
Atatürk ve arkadaşları,
İstanbul’daki Yıldız Sarayı
Telgrafhanesi ile ilk teması
gece yarısında kurdular.
Padişah adına Harbiye Nazırı
Ferit Paşa’dan gelen ilk
mesaj; “Padişahımız
efendimiz hazretlerinin
selâm-ı şâhanelerini tebliğ
ederim. Muhabbet ve itimad-ı
hümayunlarını bildiririm.”
şeklinde olurken, ardından
gelen ikinci mesajda,
Atatürk’ten derhal
İstanbul’a dönmesi
istenmektedir. Gölbaşı’ndaki
Erzurum Postanesi’nden
İstanbul’a gönderilen cevap;
“Dönmem!” olunca, gelen
sonraki telgrafta Atatürk’e
hitaben; “Erzurum’dan
hastalık raporu al; fakat
derhâl oradan ayrıl.
İstediğin yere git!” önerisi
sunulur. Gazi’nin cevabı,
bunun kesinlikle mümkün
olmayacağı yönünde
şekillenirken, Yıldız Sarayı
Telgrafhanesi’nden gelecek
olan cevap, Paşa’nın
askerlik hizmetinden
azledildiği yönünde
olacaktır. Ancak M. Kemal,
İstanbul’dan önce
davranarak, istifa
dilekçesini yazar ve altını
imzalar.
GÖLBAŞI’NDAKİ POSTANEDEN
YILDIZ SARAYI’NA İSTİFA
TELGRAFI…
M. Kemal Atatürk’ün, Mevki-i
Müstahkem Binası’nda kaldığı
dönemde Gölbaşı’ndaki
Erzurum Postanesi’nden
İstanbul’a gönderdiği
telgraf şöyle: “9 Temmuz
1919 – Erzurum… Mübarek
vatan ve milleti parçalanmak
tehlikesinden kurtarmak,
Yunan ve Ermeni isteklerine
kurban etmemek için açılan
milli savaşmalar uğrunda
milletle beraber serbest
surette çalışmağa askeri ve
resmi sıfatım artık engel
olmaya başladı. Bu gaye-i
mukaddese (kutsal amaç) için
milletle beraber sonsuza
kadar çalışmağa mukaddesatım
(kutsal şeylerim) adına söz
vermiş olduğum cihetle, pek
aşıkı bulunduğum yüce
askerlik mesleğine bugün
veda ve istifa ettim. Bundan
sonra milli ve kutsal
gayemiz için her türlü
fedakarlıkla çalışmak üzere
sine-i millette (milletin
bağrında) bir ferd-i mücahit
(savaşçı kişi) suretiyle
bulunmakta olduğumu tamimen
arz ve ilan eylerim.”